Connect with us

Dünya

ABD'de Filistin'e destek protestosu… Konvoy oluşturuldu, şehirde tur atıldı!

Published

on

Özlem Özgüt YÖREKLİ – abdpost.com / ABD (İGFA) –  Hamas militanlarının 7 Ekim’de başlattığı saldırı sonrası İsrail-Filistin hattında çatışmalar alevlendi, yüzlerce kişi hayatını kaybetti, binlercesi de yaralandı.

Yaşanan bu durum, dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Amerika Birleşik Devletleri’nin bazı bölgelerinde protestolara neden oldu.

Özellikle Müslüman ve Arap nüfusunun yoğun olarak yaşadığı Paterson’da da Filistin’e destek gösterileri düzenlendi.

New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’nin aktardığı bilgilere göre, Main Street üzerindeki Main and Gould Park’ta toplanan bir grup gösterici, basın açıklaması yaptı. Açıklama sonrasında burada destek konvoyu yapan protestocular, Filistin bayrakları açtıkları araçlarıyla şehirde tur attı.

Protestoları takip eden polis ise Filistin destekçisi kalabalığın sorunsuz şekilde dağılması ve olay yaşanmaması için gün boyu devriye dolaştı.

Continue Reading

Dünya

ABD'de yılbaşı asayişi Türk polisleriyle sağlandı

Published

on

By

Özlem ÖZGÜT YÖREKLİ / ABD (İGFA)-  New York Polis Departmanı, her yıl olduğu gibi bu yıl da yüksek güvenlik önlemleri aldı.

New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli’nin aktardığına göre, Times Meydanı’nda Filistin için protesto yapan bir ekip sebebiyle önlemler daha da güçlendirildi.

39. Cadde’de Filistin için protesto yapan küçük bir gruptan bir kişi, yılbaşı kutlamalarını sabote ettiği gerekçesiyle ekipler tarafından ters kelepçe ile götürüldü.

New York Polis Departmanında görev yapan Türk polis Uğur Bek de yılbaşı gecesinde görev aldı.

Times Meydanı’na, yalnızca bölgede yapılan partiye 219 dolarlık bilet alanlar, o bölgede otel rezervasyonu olan ya da o bölgede yaşayan ve bunu belgeleyebilen kişiler içeri alındı. Gıda teslimatı yapacaklar kişiler de içeri alınıp görevleri tamamlanınca geri çıkartıldı.

Continue Reading

Dünya

Güneşteki aktiviteler uçakların haberleşmesini etkiliyor

Published

on

By

İSTANBUL (İGFA) – Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selim Şeker, kısa bir süre NASA’nın son 6 yılın en güçlü Güneş patlamasının gerçekleştiği açıklamasına işaret ederek, Güneş patlamalarını değerlendirdi.

GÜNEŞ PATLAMALARI GÜNEŞ’İN ENERJİSİNİ OLUŞTURUYOR

Prof. Dr. Selim Şeker, Güneş’in kütlesinin yüzde 73’ünü hidrojen, yüzde 25’ini helyum, geri kalan kısmını ise diğer elementlerin oluşturduğunu ifade ederek, “Güneş’ten gelen ışık, hidrojen çekirdeklerinin birleşerek helyuma dönüşmesi ve bu dönem Güneş’te oluşan tepkimeler yani patlamalar sonucu hidrojen gazı helyum gazına dönüşür ve güneş patlamaları olur. Güneş’in enerjisi nükleer füzyon sonucu oluşur. Güneş’in çekirdeğinde biriken hidrojen atomları nükleer füzyon sonucu helyum atomuna dönüşür ve bu dönüşüm sonucunda ortaya çıkan enerji Güneş’in enerjisini oluşturur, ardından ısı ve ışık olarak Güneş sistemine yayılır.” dedi.

Patlamaların, Güneş’in Dünya’ya bakan tarafında meydana gelmesi halinde Dünya’nın bundan etkilenme ihtimalinin yüksek olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Şeker, “Normal koşullarda Dünya’nın manyetik alanı, yüzeyi güneş fırtınalarına karşı koruyor. Ancak şiddetli fırtınalar manyetik alana zarar veriyor ve enerji yüklü parçacıklar bu kalkandan geçmeyi başarıyor. Güneş patlamaları radyo iletişimini, elektrik şebekelerini, navigasyon sinyallerini etkileyebilir ve uzay araçları ile astronotlar için risk oluşturabilir.” diye konuştu.

HİROŞİMA’YA ATILAN BOMBANIN YAKLAŞIK 40 MİLYON KATI BİR ENERJİYE SAHİP

Enerji salınımı bakımından güneş yüzeyi üzerinde meydana gelen en şiddetli olaylardan birinin geçici enerji boşalmaları olarak tanımlanabilecek güneş patlamaları olduğunu anlatan Prof. Dr. Selim Şeker, şunları ifade etti:

“Patlamalar, yerden yapılan görsel bölge gözlemlerinde güneş üzerinde parlak alanlar olarak, radyo bölgede yapılan gözlemlerde ise ani gürültü artışları (Radio Bursts) olarak gözlenirler. Yaşam süreleri birkaç dakika ile birkaç saat arasında değişir. Bunlar güneş sistemimizde gözlenen, en şiddetli patlama olaylarıdır. Hiroşima’ya atılan bombanın yaklaşık 40 milyon katı bir enerjiye sahiptirler. Çok güçlü magnetik alanların parçalanmaları ve yeniden birleşmeleri patlamaların oluşması için gerekli olan ilk enerji kaynağını oluşturur. Gamma ışınım, X-ışınım, görsel ışınım ve radyo ışınım gibi elektromagnetik spektrumun hemen hemen her dalga boyunda ışınımda bulunurlar.”

ASKERİ ERKEN UYARI SİSTEMLERİ DE GÜNEŞ AKTİVİTESİNDEN ETKİLENİYOR

Uzun mesafeler arasında kullanılan haberleşme sistemlerinin büyük çoğunluğunun radyo sinyallerini yansıtmak için iyonosferi kullandığını ifade eden Prof. Dr. Selim Şeker, “Radyo haberleşmeleri iyonosferde meydana gelen fırtınalardan bütün enlemlerde etkileniyor. Böyle bir durumda radyo frekanslarının bir bölümü iyonosferde soğurulmakta diğer bir bölümü de yansımaktadır. Bunun sonucunda radyo sinyalleri hiç beklenmedik doğrultularda yayılmakta veya şiddetleri hızlı bir biçimde bir azalıp bir artmaktadır. Bu olaylara neden olan güneş aktivitesinden en çok etkilenen gruplar; kıtalar arası radyo yayını yapan radyolar, kıyı ile haberleşen gemiler, havaalanları ile haberleşen uçaklar ve amatör radyocular ve uydu operatörleridir. Askeri erken uyarı sistemleri de güneş aktivitesinden etkileniyor. Uzun mesafeli füzelerin fırlatılıp yönlendirilmesinde kullanılan radarlarda da iyonosferden yararlanılmaktadır. Magnetik fırtınalar sırasında ortaya çıkan parazitten bu sistemler çok etkilenmektedir. Denizaltıların magnetik özelliklerini algılayarak bunların yerlerini belirleyen sistemler vardır. Denizaltılardan gelen bu sinyallerin algılanması de jeomagnetik fırtınalar sırasında bozulmaktadır.” diye anlattı.

Continue Reading

Dünya

İsrail için ateşkes, seçenek değil mecburiyet

Published

on

By

Oğuzhan Osman BİLGİN – Rüstem PEHLİVANLAR / Herkes Duysun – BURSA (İGFA) – 7 Ekim 2023 tarihinde Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırılarına, işgal kuvvetlerinin orantısız güç kullanımıyla karşılık vermesi neticesinde başlayan savaş, iki ayı aşkın bir süredir devam ediyor.

Bu süreçte Filistin tarafında başta kadın ve çocuklar olmak üzere binlerce sivil, İsrail güçleri tarafından katledildi. Peki önümüzdeki günlerde bu katliamı durdurmaya yönelik adımlar atılacak mı? Hamas ve İsrail arasında yeni bir insani ara sağlanacak mı? Kalıcı bir ateşkes mümkün mü?

Orta Doğu Uzmanı Ahmet Faruk Asa, devam eden Hamas-İsrail savaşına yönelik Herkes Duysun’a açıklamalarda bulundu. Asa, birçok Müslüman ülkenin Gazze’deki durumdan yeteri kadar rahatsız olmadığını ifade ederken, savaşın İsrail açısından daha fazla sürdürülebilir olmadığını belirtti ve yeni bir ateşkesin yaklaştığının altını çizdi.

“SAVAŞ İSRAİL AÇISINDAN SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL”

Asa yaptığı değerlendirmede, ilerleyen günlerde yeni bir ateşkes veya duraksama sağlanmasının muhtemel olduğunu belirterek, “İsrail için bu tür savaşlar uzun zaman sürdürülebilir değil. İsrail’in askerî ve insani kapasitesi bu tür savaşlar için yeterli değil. İsrail, Gazze sınırındaki kendi askerî kuvvetinde ciddi kayıplar yaşadı. Bu kayıplar ve Hamas’ın elindeki esirlerden dolayı üzerinde ciddi bir baskı oluştu. Hamas direnişinin de diplomatik adımları yürütmüş olması, kısa bir zaman içinde yeni bir insani duraksamanın olacağını bize gösteriyor. Beklenen bu duraksama Gazze’deki savaşın tam anlamıyla bitmesi anlamına gelmeyecek. Kuvvetle muhtemel temposu azalsa da bir süre daha savaşın Gazze içerisinde devam ettiğini göreceğiz.” ifadelerini kullandı.

“İRAN VE SUUDİ ARABİSTAN GAZZE’DEKİ DURUMDAN RAHATSIZ DEĞİL”

Husilerin, savaşın başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden itibaren Kızıldeniz’de İsrail’e doğru hareket halinde olan gemilere yönelik saldırıları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Orta Doğu Uzmanı Ahmet Faruk Asa, “Husilerin Yemen’deki durumunu İran’ın dış politikalarından bağımsız olarak düşünmemek gerekir. İran’ın proxy güç olarak bölgede direniş ekseni diye adlandırdığı ya da doğrudan bağlantılı olduğu grup ve gruplar var. Husiler de bunlardan biri. Aslında İran-Suudi Arabistan savaşının iz düşümünü görüyoruz Yemen’de. Burada Husilerin aldığı ya da alacağı aksiyonlardan ziyade sürecin akıbetinde esas olarak Suudi Arabistan-ABD-İran arasındaki güç mücadelesi belirleyici olacak.” dedi.

7 Ekim 2023 tarihinden itibaren İran’ın bu savaşa çok fazla müdahil olmak istemediğini belirten Asa, “İran, savaşa tam anlamıyla müdahil olmaktan ziyade hafif tempoda, daha hafif çatışmalarla sürecin devamlılığını arzu ediyor.” şeklinde konuştu.

Asa ayrıca, Gazze’deki tabloya ve Gazze hususundaki tavrına bakıldığında Suudi Arabistan’ın Gazze’deki savaşın devam etmesinden rahatsız gözükmediğini ifade etti ve Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı direnişin, bir bakıma Müslüman ülkelerin İsrail’le normalleşmeye başlaması sebebiyle ortaya çıkan bir direniş olduğunu kaydetti.

“İSLAM DÜNYASININ TAVRI 7 EKİM’İN BİR SONUCU DEĞİL SEBEBİDİR”

Savaşın başladığı 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana İslam dünyasının beklenen tepkiyi göstermemesi hususunda da konuşan Orta Doğu Uzmanı Ahmet Faruk Asa, “İslam dünyasının tavrı 7 Ekim’in sonucu değil sebebiydi. Savaşın bu kadar derinleşmesinin sebebi de İslam dünyasının kendi içinde yaşadığı durum. Bu sadece bu günün özelinde değil. İsrail’in o bölgede kurulduğu günden bu yana hatta kurulmasından öncesine de dayanacak şekilde, İslam dünyasının kendi içinde güç mücadeleleri var. İlerleyen yıllarda bu güç mücadeleleri mezhep savaşlarına dönüştü ve bu durum ayrışmalar ile ekonomik zayıflıkları ortaya çıkararak İslam dünyasını bölgede İsrail’e sesini çıkaramaz duruma getirdi. Dolayısıyla bu tablo bizlere bütünlük arz eden bir İslam dünyası portresi sunmadığı için İslam dünyası bu noktada zayıf kalıyor. Tabii bunu sadece bununla da açıklamak yetersiz kalır. Birçok İslam ülkesinin Filistin’le alakalı beklentileri birbirlerinden çok farklı. Herkes Filistin meselesine aynı zaviyeden bakmıyor ve aynı çözümle yaklaşmıyor. Bölgedeki Filistinli grupların varlığı, herkes tarafından kabul gören bir şey değil İslam dünyasında. Herkesin Filistin konusundaki beklentileri, tutumları ve gelecek perspektifleri birbirinden farklı. Bu yüzden şu aşamada herhangi bir gücün bırakalım İsrail’e karşı net bir tavır ortaya koymasını, yardımların bölgeye getirilmesi konusunda dahi İslam dünyası tarafından sağlam bir adım atılamadı.” ifadelerini kullandı.

“KUDÜS’TE İBADET EDEBİLMEK DAHİ BİR BAŞARI HALİNE GELECEK”

İslam dünyasının Filistin meselesindeki tavrının çok yetersiz olduğuna da vurgu yapan Asa, “İslam İşbirliği Teşkilatı, Birleşmiş Milletler’den sonra en fazla ülkenin oluşturduğu uluslararası organizasyon ve bu teşkilattan dahi çıkan tek sonuç, ‘Kudüs’ün kırmızı çizgi olduğu veya kınamalar’dan başka bir şey değil. Böyle devam ederse İslam dünyası için Kudüs’te ibadet edebilmek dahi bir başarı haline gelecek.” dedi.

İslam dünyasındaki bu iç çatışmaların İsrail’in bölgedeki işgalinin derinleşmesine sebep olduğunun altını çizen Asa, “Filistin meselesi ortaya çıktığından bu yana kimi devlet tarafından koz olarak kullanıldı, kimi tarafından bitirilmesi gereken bir konu olarak görüldü. Kimi devlet ise buradaki çatışmaların sürekliliğini diplomatik çıkarları çerçevesinde pragmatik bir yaklaşım olarak gördü.” şeklinde konuştu.

Filistin konusunda İslam dünyasının ortak bir fikri olmadığı müddetçe İslam dünyasının ortak bir adım atmasının da mümkün olmayacağının altını çizen Asa, Batı’nın bu konuda İslam dünyasına nazaran yaptırım gücünün daha fazla olduğunu ve sesinin daha yüksek çıktığını vurguladı.

Asa, bu süreçte İslam dünyasının öncelikle yardımların Gazze’ye ulaşmasını sağlamak üzere Mısır’ın sınır kapısını ve koridoru açmasını sağlaması, ardından da bölgede ateşkes sağlanması için ortak bir irade ortaya koyması gerektiğini kaydetti.

Continue Reading

Trending

tokat escort erbaa escort istanbul escort Aliağa Escort